Üniversite Öğrencilerinde Aşırı Güvence Arayışı, Kişilerarası Yaşam Stresi, Reddedilme Duyarlılığı ve Depresyon Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KLİNİK PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİS HACIHASANOĞLU
Danışman: Olga Selin Hünler Çidam
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Depresyonun ortaya çıkması ve sürdürülmesinde bireylerin bilişsel yatkınlıkları rol oynamaktadır. Aynı zamanda davranış biçimleri ve ilişkilerdeki stresörler de depresif belirtilerle ilişki göstermektedir. Bu kapsamda araştırmadaki temel amaç beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerde aşırı güvence arayışı ile depresyon arasındaki ilişkide kişilerarası yaşam stresinin aracı rolünü ve bu modelde kişilerarası yaşam stresi ile depresyon arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığının düzenleyici rolünü incelemektir. Çalışmanın örneklemi Türkiye'de bir üniveristede lisans bölümü okuyan 18 – 25 yaş arası 306 katılımcıdan oluşmuştur. Katılımcılara çevrimiçi ortamda Qualtrics uygulaması üzerinden ulaşılmıştır. Veri toplama araçları Demografik Bilgi Formu, Beck Depresyon Envanteri, Güvence Arama Ölçeği, Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği ve Üniversite Öğrencileri için Yaşam Olayları Envanteri'nden oluşmaktadır. Verilerin istatistiksel analizi için IBM SPSS 26.0 programı kullanılmış ve PROCESS v4.2 eklentisinden yararlanılmıştır. Verileri değerlendirmek için Bağımsız Örneklemler T-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi, Basit Aracı Değişken Analizi, Düzenlenen Aracı Değişken Analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre aşırı güvence arayışı ve depresyon arasındaki ilişkide kişilerarası yaşam stresinin aracılık rolünde olduğu ve aracılık modelinde kişilerarası yaşam stresi ile depresyon arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı düzeylerinin düzenleyici rolü olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve bulgulara dair klinik doğurgular, sınırlılıklar ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.