Tiroid sağlığı ve meme kanseri arasındaki ilişkinin veri madenciliği yöntemi ile araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BENGİSU DÖNMEZ
Danışman: Aysel Özpınar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Meme kanseri dünya çapında kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Tiroid hormonları, meme dokusu da dahil olmak üzere metabolizma ve hücre büyümesini düzenlemede önemli bir rol oynamaktadır. Literatürde, tiroid sağlığı ve meme kanseri riski arasında potansiyel bir bağlantı olduğu öne sürülmüş olmasına rağmen, son derece çelişkili sonuçlar elde edilmiş ve aralarındaki ilişki belirsizliğini korumaktadır. Bu tez çalışmasında, kendi popülasyonumuzdaki meme kanserli kadınlarda tiroid fonksiyonları ile otoimmünitesinin incelenmesi ve meme kanseri ile tiroid sağlığı arasındaki olası ilişkiyi tanımlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla, retrospektif olarak, meme kanserli kadınların ve peri-postmenopozal meme kanserli kadınların, tiroid hormonları ve antikor düzeyleri benign meme hastalık ve kontrol grubu ile karşılaştırılarak istatiksel olarak analiz edilmiştir. Ek olarak, tiroid antikorlarının meme kanseri hastalarında tanısal performansı araştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, kendi popülasyonumuzdaki meme kanserli kadınlarda ve peri-postmenopozal kadınlarda anti tiroglobulin antikor (anti-TG) düzeyi diğer gruplara göre yüksek, anti-TG pozitif kadınlarda meme kanseri risk oranı anti-TG negatif olanlara göre 3,33 kat iken, peri-postmenopozal kadınlarda ise 3,57 kat daha yüksek tespit edildi. Bununla birlikte, anti-TG antikor tanısal performansı, anti-TPO antikoruna göre daha iyi bulunmuştur. Bu tez çalışması sonucunda, anti-TG pozitifliğinin yüksek meme kanseri riski ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, tiroid antikor düzeylerinin kadınlarda, özellikle peri-postmenopozal kadınlarda rutin olarak taranmasının gerekliliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Bununla birlikte, bu bulguların doğrulanması için prospektif olarak tasarlanmış çalışmalara ihtiyaç vardır.