İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında sarkopeni ve klinik tablo ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEMİH ÖZYURT
Danışman: Ayşe Nurdan Tözün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ : İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH), gastrointestinal sistemdeki en yaygın kronik inflamatuvar proçesi oluşturur. Bozulmuş vücut kompozisyonunun bir parçası olan ve "sarkopeni" olarak adlandırılan kas iskelet kitlesinde azalma durumu, İBH'lı hastalarda artan oranlarda raporlanmaya başlanmıştır. İBH'da gözlenen kronik inflamasyon, malnütrisyon ve immobilite sarkopeni gelişimine katkıda bulunmaktadır. İBH'lı hastalarda sarkopeni ve azalmış yağsız kas kitlesinin yarattığı risk ve sekel potansiyeline rağmen literatürde bu konuyla ilgili aydınlatıcı bilgi eksikliği göze çarpmaktadır. Çalışmamızdaki asıl amaç sarkopeni ve İBH ilişkisini literatürde ağırlıklı olarak ele alınan cerrahi perspektif dışındaki faktörleri de dahil ederek değerlendirmek ve sarkopeninin; İBH'daki prevalansı, İBH'nın klinik seyri, aktivitesi, tutulum yeri, gebelik, kullanılan ilaçlar, extraintestinal manifestasyonlar, cerrahi ihtiyacı ve nütrisyonel risk ile olan ilişkisini aydınlatmaktır. YÖNTEM : Araştırma materyali retrospektif olarak incelenen ve hastanelerimizin gastroenteroloji bölümünde ülseratif kolit ve Crohn hastalığı tanısı almış ve takip altında olan 18-50 yaş grubundan hastalardan oluşturuldu. İncelenen hastalara dışlanma kriterlerleri uygulandıktan sonra kalan 90 olgu çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu olarak hasta grubuyla yaş ve cinsiyeti eşleşen aynı sayıda sağlıklı kişiler alındı. Sarkopeninin tanımlanması için BT ile L3 vertebral kesitindeki tüm iskelet kas kütlesi ölçümü yardımıyla iskelet kası indeksi (SMI) hesaplandı. Sarkopeni eşik değeri olarak daha önce tanımlanan erkekler için SMI <52,4 cm2/ m², kadınlar için SMI <38,5 cm2/ m² alındı. Hastaların detaylı olarak tutulan kayıtlarından geriye dönük olarak; demografik verileri, İBH ile ilişkili laboratuvar, radyolojik, medikal ve cerrahi tedavi verileri, ek hastalıkları, malnütrisyon risk durumları, ÜK hastaları için hesaplanmış Mayo skorları, CH için hesaplanmış CDAI, SES-CD, indeksleri sarkopeni durumlarıyla beraber hem tanımlayıcı olarak hem de birbirleriyle ilişkisi karşılaştırmalı olarak incelendi. BULGULAR: İBH'lı hastaların SMI'ya göre %55,6'sı (n=50) sarkopenik, sağlıklı kontrol grubunun ise SMI'ya göre % 28,9'u (n=26) sarkopenik saptandı. İBH'lı hasta grubunun sarkopenik olma oranı anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). Sarkopenik hastaların sarkopenik olmayan hastalara göre anlamlı derecede düşük vücut ağırlığı ve VKİ'ye sahip olduğu saptandı (p=0,012; p=0,001). Cerrahiye giden hasta grubunda sarkopeniklerin VKİ ortalamaları anlamlı olarak daha düşük bulundu (p=0,005). İBH'lı hastalarda sarkopenik grupta, MUST skoruna göre orta ve yüksek risk grubunda olan hastaların oranı sarkopenik olmayan gruba kıyasla anlamlı olarak yüksek saptandı (p=0,004). Aynı zamanda cerrahiye giden İBH hastaları arasında sarkopenik olanların sarkopenik olmayan hastalara göre malnütrisyon bakımından yüksek risk (MUST ≥2) grubunda olma oranı anlamlı olarak yüksek bulundu (P=0,017). SONUÇ: Sarkopeni prevalansı İBH hastalarında belirgin olarak yüksektir ve sağlıklı bireylere göre anlamlı olarak fazla oranda izlenmektedir. Sarkopeni İBH'nın seyrinde ve patogenezinde yaştan bağımsız olarak rol oynuyor olabilir. Bu nedenle, klinik uygulamada sonuçları iyileştirmek, komplikasyonları azaltmak, perioperatif yaklaşımlar oluşturmak için sarkopeninin saptanması, bununla beraber beslenme ve malnütrisyon risk durumunun rutin olarak değerlendirilmesi İBH'da bir köşe taşı olmalıdır. Anahtar kelimeler: SMI, sarkopeni, İBH, Crohn, ülseratif kolit, MUST