Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığının sarkopeni ile ilişkisi.
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR HOŞ
Danışman: EMRE SAHİLLİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) obezite salgını ile eş zamanlı olarak tüm dünyada kronik karaciğer hastalıklarının önde gelen nedeni haline gelmiştir. NAFLD ve özellikle histolojik fenotipi olan non-alkolik steatohepatit (NASH), siroz, ileri evre karaciğer hastalığı ve hepatoselüler kansere kadar ilerleyebilmekte ve karaciğer nakli gerektirebilmektedir. Metabolik sendromun bir üyesi olarak da karşımıza çıkabilen NAFLD birçok organ hasarı ile birlikte gidebilir. Son yıllarda yapılan çalışmaların odağı bu hastalığa eşlik eden sarkopeni olmuştur. Yağsız vücut kitlesindeki azalma olan sarkopeni, karaciğer sirozu ile ilişkili komorbiditelerden biri olarak kabul edilmiştir. İster obez, ister zayıf hastalarda olsun NAFLD'a eşlik eden sarkopeni yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Çalışmamızın amacı ultrasonografi, transient elastografi ve steatozu noninvaziv olarak gösteren (controlled attenuation parameter'(CAP) sonuçlarına göre NAFLD tanısı almış hastalarda; biyoelektirik empedans analiziyle (BIA) antropometrik ölçümlerle birlikte sarkopeni kriterlerinden olan iskelet kas kütle indeksi (SMI) ve el kavrama gücü testini (Hand-Grip) karşılaştırmak ve NAFLD ile sarkopeni arasındaki ilişkiyi belirtmekti. Çalışmaya Nisan 2018 – Ekim 2018 tarihleri arasında check-up, gastroenteroloji ve endokrinoloji polikliniklerine başvuran, öykülerinde alkol alımı ve sekonder nedenler dışlandıktan sonra ultrasonografi bulguları NAFLD ile uyumlu bulunan hastalar dahil edildi. Toplam 100 NAFLD hasta grubu ve 26 sağlıklı kontrol grubu olmak üzere 126 kişi çalışmaya alındı. Tüm katılımcıların BIA ile vücut kompozisyon analizleri, el kavrama gücü analizleri ve antropometrik ölçüm analizleri yapıldı. Fibroscan ile CAP ve elastografi değerleri ölçüldü. Ayrıca açlık kan şekeri, HbA1C, HOMA-IR, ALT, AST, GGT, ürik asit, kreatinin, total protein, albümin, trigliserid, HDL, LDL, total kolesterol ve 25-OH Vitamin D düzeyleri çalışıldı. Her iki gruba da besin tüketim sıklığı ve SARC-F anketi doldurtuldu. Hasta grubun yaş ortalaması 45±15, sağlıklı grubun yaş ortalaması 29±9 idi. Doğrulanmış sarkopeni ölçüsü olan SMI (%) (apendiküler kas kütlesi (kg)/ağırlık (kg) x 100) BIA ile değerlendirildi. Erkeklerde ≤ 7.26 kg/m², kadınlarda ≤ 5.5 kg/m² olanlar sarkopenik olarak değerlendirildi. El sıkma gücü CHS kriterlerine göre cut-off değerinin altında kalanlar kas gücü zayıf olarak değerlendirildi. Non-alkolik yağlı karaciğeri olan hasta grubun %20'sinde (n=20) SMI değeri sarkopenik, %20'sinde (n=20) el kavrama gücü düşük ve %5'inde (n=5) hem kas kütlesi hem de kas gücü düşük saptandı. Sarkopenik hastalarda karaciğerde yağlanma ve karaciğer sertlik dereceleri anlamlı yüksek bulundu. Sarkopenik NAFLD'lı hastalar daha yaşlı, daha kısa boylu daha düşük kilolu idi ve bel, kol ve baldır çevreleri, el sıkma kuvvetleri, fizik aktivite skorları ve toplam kemik ağırlıkları non-sarkopenik gruba kıyasla anlamlı düşük saptandı. Labaratuvar tetkiklerinde sarkopenik NAFLD'lı hastalarda ALT, AST, trigliserid, LDL ve total kolesterol düşük ancak HDL kolesterol anlamlı yüksek saptandı. Sonuç olarak NAFLD'da sarkopeni steatozis ve fibrozisle ilişkilidir. Sarkopeninin NAFLD progresyonu üzerindeki etkisini değerlendirebilmek için ek çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: BIA, CAP, Hand-grip, NAFLD, sarkopeni, SMI