Yüksek Dereceli T1 Evre Mesane Tümör Dokusu Örneklerine Ait Proteom Profilinin LC-MS/MS İle Analiz Edilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUNAY DOĞAN
Danışman: Aysel Özpınar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mesane kanseri dünya genelindeki en yaygın kanser türlerinden biridir ve erkeklerde görülme sıklığı kadınlara oranla 3.5 kat daha fazladır. Tüm mesane tümörleri içerisinde yüksek dereceli T1 evre tümörlerin (Hg-pT1) klinik olarak belirgin derecede heterojenite, nüks, progresyon ve kansere özgü mortalite gösterdiği bildirilmiştir. Mesane tümör dokusunu oluşturan hücrelere ait progresif özelliklerin moleküler düzeyde aydınlatılabilmesi için proteomik yaklaşımların faydalı olacağı açıktır. Buna karşılık, literatüre bakıldığında bu konudaki dozu bazlı çalışmaların oldukça sınırlı olduğu ve idrar bazlı biyobelirteç çalışmalarının gölgesinde kaldığı görülmektedir. Sadece Hg-pT1 tümör dokusunu hedef alan bir çalışma da bulunmadığından bu çalışmanın faydalı olacağı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında 4 erkek hastadan alınan Hg-pT1 tümör dokuları ve tümöre komşu sağlıklı mesane dokuları FASP metoduyla hazırlanmış ve LC-MS/MS ile analiz edilmiştir. Tanımlanan proteinlerden istatistiksel olarak anlamlı olan 90 tanesi biyoinformatik araçlarla değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tümör dokularında Heteronükleer RNA metabolizması, translasyonel regülasyon aktivitesi, Endoplazmik Retikulum stresi, Mitokondriyal stres ve Warburg etkisine bağlı aerobik glikolizi tarif eden proteinlerin artış gösterdiği, hücresel adezyon ve hücre iskeletinin regülasyonundan sorumlu proteinlerin ise azalış gösterdiği anlaşılmıştır. Tanımlanan tüm proteinler arasından tümör dokularında artış gösteren Galektin-3, S100A11, Fibronektin, HSP60, HSP70 ile HSP90'ın analogları olan HSP90AB1 ve HSP90B1 proteinlerinin literatürden de hareketle Hg-pT1 tümörleri için prognostik önem taşıdığı görülmüştür. Bu bağlamda ilgili proteinlerin ileride mesane kanseri tedavisinde potansiyel terapötik hedefler ve biyobelirteçler olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir.