Sepsis hastalarında gelişen karaciğer işlev bozukluğu ve mortaliteyi etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NIGAR RUSTAMOVA
Danışman: Fatih Oğuz Önder
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:SEPSİS HASTALARINDA GELİŞEN KARACİĞER İŞLEV BOZUKLUĞU VE MORTALİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER AMAÇ: Sepsis ve septik şok hastalarında karaciğer hasarının patofizyolojisini açıklayan çalışmalar olmasına rağmen mortaliteyi artıran nedenler bilinmemektedir. Çalışmamızda yoğun bakımda yatan sepsis tanılı hastalarda karaciğer işlevlerinin bozulmasının prognoza etkisi araştırıldı. Ayrıca hastalarda mortaliteyi etkileyen diğer faktörlerin tespit edilmesi amaçlandı. HASTALAR VE METOD: Çalışmamıza 2013-2018 tarihleri arasında erişkin kalpdamar cerrahisi, dahili ve cerrahi yoğun bakım (YB) ünitelerinde takip edilen 18 yaş üstü hastalar retrospektif olarak alındı. Sepsis ve septik şok tanısında Sepsis-3 kriterleri kullanıldı. Toplam 1733 hasta dosyası tarandı. İmmunsuprese durumda olanlar, primer veya sekonder karaciğer hastalıkları veya karaciğer yaralanması olanlar, intra veya ekstrahepatik kolestazı olan hastalar araştırmamıza alınmadı. Karaciğer işlev bozukluğu olan 32 (Hasta grubu) ve olmayan 61(Kontrol grubu) sepsis tanılı hastanın verileri değerlendirildi. Sepsis karaciğeri tanısında Hepa-SOFA skoru kullanıldı. Sepsis veya septik şok tanıları, hastaların klinik ve laboratuvar sonuçları incelenerek retrospektif olarak doğrulandı. Hastaların enfeksiyon odağı, kronik hastalıkları, yatış süreleri, kültürlerdeki üremeleri, karaciğer dışı organ bozuklukları, laboratuvar verileri ve antibiyotik tedavileri incelemeye dahil edildi. BULGULAR: Grupların yaş, cinsiyet, kronik komorbiditeleri arasında fark tespit edilmedi. Hasta grubunda, kontrol ile karşılaştırıldığında asidoz, laktik asidoz, çoklu bakteri üremesi (persistan bakteriyemi) daha sık görüldü. Laboratuvar verilerinde hemoglobin ve trombosit hasta grubunda daha düşük, prokalsitonin, SOFA skoru daha yüksek bulundu. Pozitif inotrop ilaç kullanımı hasta grubunda daha yüksek bulundu. Sepsis süresi ve YB yatış süresi hasta grubunda fazla bulundu. Laboratuvar verilerinin ROC analizinde, total bilirubin ≥1.6 mg/dl olanlarda %65 duyarlılık ve %92 özgüllük ile sepsiste karaciğer disfonksiyonu geliştirmesinin öngörülebileceği bulundu. INR >1.25 değerinin %74 duyarlılık ve %74 özgüllük ile mortaliteyi öngörmekte yardımcı olduğu bulundu. Lojistik regresyon analizine göre mortaliteyi etkileyen faktörlere bakıldığında vakalarda doğru antibiyotiğin seçilmiş olması [Odds oranı 141 (5,4 – 3698); p=0,003] ve sepsis karaciğeri tanısı olması [96(6,2-1495); p=0,001] mortaliteyi etkileyen bağımsız faktörler olarak öne çıktığı görüldü. SONUÇ: Total bilirubin ve INR düzeylerindeki yükselmenin erken fark edilmesi sepsis karaciğerini erken tespit etmede faydalı olabilir. Septik karaciğer hasarını ve mortaliteyi etkileyen en önemli faktör ampirik antibiyotik seçimlerinin etkeni tedavi etmekte yetersiz kalmasıdır. Mevcut laboratuvar yöntemleri ile erken dönemde sepsise neden olan ajanın tespit edilmesi mümkün olmamaktadır. Mortalitenin azaltılabilmesi için ampirik antibiyotik seçimi protokollerinin gözden geçirilmesi ve sepsise neden olan ajanların daha kısa sürede tespit edebilecek yöntemlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar kelime: Sepsis, Septik Şok, Sepsis nedenli karaciğer disfonksiyonu, ampirik antibiyotik