Çocuklarda Kalp Cerrahisi Sonrası Dren Açıklığını Sürdürmede İki Farklı Yöntem Kullanımının Kanama Miktarı Yaşam Bulguları Ve Oksijen Satürasyonu Üzerine Etkisinin Belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Tezli Yüksek Lisans Programı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKSU GÖKGÖZ

Danışman: Zehra Kan Öntürk

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kardiyovasküler cerrahi sonrasında çocuklarda, hava, kan veya diğer sıvıların plevral ve mediastinal boşluklarda birikmesini önleyerek hemodinamik stabilitenin devam etmesi ve izlem için sıklıkla göğüs ve mediasten drenleri kullanılmaktadır. Bu izlem sırasında ek cerrahiye neden olabilecek en önemli komplikasyon drenaj tüplerinin tıkanmasıdır. Bu araştırma kalp cerrahisi sonrası göğüs ve mediasten dreni bulunan çocuklarda, dren açıklığını sürdürmede sağma ve emme yöntemlerinin kullanımının kanama miktarı, yaşam bulguları ve oksijen satürasyonu üzerine etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü deneysel olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın kontrol grubununu dren açıklığını sağlamaya yönelik bir işlem uygulanmayan, deney gruplarını ise emme ve sağma yöntemi uygulanan 1-12 ay yaş arası toplam 90 hasta çocuklar oluşturdu. Her grup için kanama miktarı, yaşam bulguları ve oksijen satürasyonuna ilişkin veriler, hasta yoğun bakım ünitesine kabul edildiği andan itibaren başlamak üzere ameliyat sonrası 6 saat boyunca takip edilerek kaydedildi. Araştırma sonucunda dren açıklığı sürdürmede bir yöntem tercih edilmezse kalp hızı üzerinde artışa sebep olunabileceği, bir yöntem kullanılması vücut sıcaklığı değerleri, kan basıncı değerlerinde stabiliteyi devam ettirdiği ve hemodinamik sürece zarar vermediği, emme yönteminin kullanılmasının oksijen satürasyonu ve solunum sayısında olumlu yönde stabiliteyi sağladığı belirlendi. Bununla birlikte dren açıklığını sağlamada emme yönteminin kullanımının kanama miktarının kontrolünde olumlu etki yarattığı, hekim kararı doğrultusunda tercih edilebileceği belirlendi.