Kadın üreme sağlığının medikalizasyonu kapsamında premenstrüel sendrom: Niteliksel bir araştırma


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARZU AYÇİÇEK

Danışman: INCİ USER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma, premenstrüel sendromun (PMS) tıbbi söylemle nasıl inşa edildiğini ve kadınları nasıl etkilediğini anlamayı amaçlamıştır. Niteliksel, betimleyici ve kesitsel olarak tasarlanan araştırmada adet öncesi dönemde değişiklik yaşadığını belirten 19 kadınla görüşülmüştür. Bulgular, döngü boyunca yaşanan değişikliklerin salt fizyolojik süreçlerle açıklanamayacağını, bunların sosyokültürel bağlam içinde anlamlandırılarak tıbbi söylemle yeniden inşa edildiğini göstermiştir. Katılımcıların fiziksel belirtilerin yanı sıra öfke, tahammülsüzlük ve gerginlik yaşadıkları; bu değişikliklerin partnerler başta olmak üzere tüm yakın ilişkilerinde sorunlara neden olduğu; çalışma yaşamında ise tepkilerin kontrol edilmeye çalışıldığı görülmüştür. Kadınların adet döngüsüne atıfta bulunarak sosyal ilişkilerden uzaklaşma, kendileriyle ilgilenebilme ve bastırılmış tepkilerini ifade edebilme zemini bulabildikleri de görülmektedir. Ancak bu durumun adet dönemi fizyolojisine bağlanması yaşanan sorunların sosyal yönlerini görünmez kılmakta, kadınlar fizyolojik yapıları gereği irrasyonel davranan özneler olarak temsil edilmektedir. Ayrıca, PMS kavramıyla tanışmak deneyimi dönüştürmekte, daha önce adetin habercisi olarak yorumlanan değişiklikler PMS'e atfen anormal olarak görülmektedir. Adet olgusu bir tabu olarak deneyimlenmekte; bu durum, duygusal değişikliklerin de dile getiril(e)memesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla çalışma, kadınların döngü boyunca yaşadıkları değişikliklerin patolojik görülmesini ve bu patoloji algısının patriyarkayla ilişkisini sorgulamayı önermektedir.