Kolelitiazisli Hastaların Beslenme Durumu ve Akdeniz Diyetine Uyumun Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE SENA BİNÖZ
Danışman: Gözde Arıtıcı Çolak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, kolelitiazis (safra kesesi taşı) tanısı alan bireylerin beslenme durumları ve Akdeniz diyet uyumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 50 kolelitiazis tanılı vaka ve 50 sağlıklı kontrol olmak üzere 18-65 yaş 100 birey dahil edilmiştir. Beslenme durumları besin tüketim sıklık ve İçecek Tüketim (BEVQ-15) anketleriyle sorgulanırken; Akdeniz diyet uyumları Akdeniz Diyeti Bağlılık Ölçeği (MEDAS) ile değerlendirilmiştir. Vaka grubundaki kadın bireylerin vücut ağırlıkları, beden kütle indeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranları ile (p<0,01); erkek bireylerin vücut yağ oranları kontrol grubundan yüksek saptanmıştır (p<0,05). Kadın bireylerin vaka grubundaki günlük yiyecek ve içeceklerden alınan toplam enerjileri, yiyeceklerden alınan toplam yağ, karbonhidrat, n-6 yağ ve doymuş yağ asit miktarları kontrol grubundan yüksek (p<0,05); posa, B1, B6, A ve C vitaminleri ile potasyum ve demir miktarları kontrol grubundan düşük saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki erkek bireylerin günlük yiyecek ve içeceklerden alınan toplam enerjileri, yiyeceklerden alınan toplam yağ, doymuş yağ asit ve kolesterol miktarları kontrol grubundan yüksek (p<0,05); posa, B1, B6, E ve C vitaminleri ile potasyum ve kalsiyum miktarları kontrol grubundan düşük saptanmıştır (p<0,05). Vaka grubundaki bireylerin Akdeniz diyet uyumları kontrol grubundan düşük bulunmuştur (p<0,01). Vaka grubundaki erkek bireylerin BKİ (r: -0,486), bel çevresi (r: -0,407) ve vücut yağ oranı (r: -0,521) ölçümleriyle Akdeniz diyet uyumu arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Bu çalışma sonunda, safra kesesi taşı oluşumunda diyetle alınan enerji, makro ve mikro besin ögelerinin, Akdeniz diyet modeline uyumun ve antropometrik ölçümlerin önemli etkisinin olduğu bulunmuştur.