Parkinson hastalığında nöronal-lipit profili değişimi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Biyokimya Ve Moleküler Biyoloji Tezli Yüksek Lisans Programı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF KADIOĞLU

Danışman: Ahmet Tarık Baykal

Özet:

Parkinson hastalığı, dopaminerjik nöronların dramatik kaybı ile karakterize nörodejeneratif bir hastalıktır. Parkinson hastalığının tremor ve hareket bozuklukları gibi ana belirtileri, substantia nigra pars compacta'daki dopaminerjik nöronların dejenerasyonunun sonucudur. Parkinson hastalığı nöropatolojisinin altında yatan yaygın kabul gören alt hücresel faktör, toplanmış -sinüklein karakteristik eklemeleri olan Lewy cisimlerinin varlığıdır. Bu küçük çözünür protein, fosfolipit zarları ve serbest yağ asitleri ile bir dizi etkileşimde rol oynadığı gösterilmiştir. Beyin lipidlerinin a-sinüklein ile etkileşimi, Parkinson hastalığının patogenezinde önemli bir rol oynayabilir. Bu amaçla daha önce denenmemiş olan parkin-Q311X transgenik suş 1,3,6 ve 12 aylık deneklerin beyin bölgesinin korteks ve cerebellum bölgelerinde ki yağ asit profili incelenmiştir. Davranış testlerinde park farelerin kontrol plm farelerine göre hareket ve koordinasyon becerilerinde düşüşler görülmüştür. Her örnekten (n=3) lipid ekstrasiyonu yapılarak kullanılan Supelco 37 FAME mix standardıyla karşılaştırma sonucunda yağ asit profillerine yağ asitlerinin metil esterlerine dönüştürülerek belirlenmiştir. Tüm analizler yağ asidi deneylerinde sıkça kullanılan GC-FID cihazıyla yapılmıştır. Çalışma sonucunda 1 aylık farelerde çok önemli değişimler olmamasına rağmen 3, 6 ve 12 aylık farelerin yağ asit profilinde önemli değişimler görülmüştür. Özellikle cis-10 heptadekenoik ve cis-10 pentdekenoik asit değişimlerinde de kontrole göre önemli farklılıklar görülmüştür. Kontrole göre transgenik deneklerde bu yağ asitlerinin seviyesinde azalma görülmektedir. Ayrıca anti-enflamatuar etkisi olduğu bilinen metil palmitatın kontrole göre oldukça düşük seviyelerde olduğu görülmüştür. Metil palmitoleatenin sitoprotektif etkisiyle park farelerde büyük bir ivme gösterdiği görülmüştür. Parkinson farelerde enflamatuar sürecinde belli moleküller tarafından bu inhibisyonun engellendiği söylenebilir. Parkinson hastalığının transgenik farelerde belirtilerinin 24üncü ayda başladığı göz önüne alınırsa bu çalışmamız Parkinson hastalığında erken evrelerde teşhisin konulabileceğini göstermektedir.