The effects of cytidine-5'-diphosphocholine (CDP-choline) on autopphagy and mitochondrial dynamics in ab1-42 treated PC12 cells
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Medikal Biyoteknoloji Tezli Yüksek Lisans Programı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: BEGÜM BİLGE
Danışman: Devrim Öz Arslan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son çalışmalar Alzheimer hastalığında (AH) otofajinin önemli bir rolü olabileceğini düşündürmektedir. Sitidin-5'-difosfokolin (CDP-Kolin)'in membran fosfolipid biyosentezinde bir ara ürün olarak çeşitli hastalıklarda koruyucu etkisinin olduğu bilinmesine rağmen, mekanizması belirsizdir. Bu çalışmada, Aβ1-42 hasarına uğrayan hücrelerde CDP-Kolin'in otofaji ve mitokondri dinamiklerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, PC12 hücreleri NGF ile farklılaştırıldıktan sonra CDP-Kolin varlığında ve yokluğunda Aβ1-42 ile muamele edildi. Otofaji proteinlerinden LC3B, p62 ve Beclin-1 ile mitokondriyel Mitofusin-2 seviyeleri western blot ile analiz edildi. MMP, mitokondriyel süperoksit miktari ve mitokondriyel kütle değişimi sırası ile MitoTracker Red CMXRos, MitoSox ve MitoTracker Green FM boyaları kullanılarak akış sitometri ve konfokal mikroskopi ile incelendi. Ayrıca oksijen tüketim oranı Seahore XFp Cell Mito Stress kiti kullanılarak ölçüldü. CDP-Kolin uygulaması LC3B ve Mitofusin-2 seviyelerini arttırmıştır. Aynı şekilde, Aβ1-42 ile muamele edilen PC12 hücrelerinde LC3B, BECN1 ve Mitofusin-2 seviyelerinde artış görülmüştür. CDP-Kolin uygulaması MMP'de bir değişime yol açmazken MitoSox ve mitokondriyel kütlede artışa neden olmuştur. Ayrıca, CDP-Kolin uygulanan hücrelerde mitokondriyel solunum azalmıştır. Bunun dışında, 12.5µM Aβ1-42 MMP seviyesinde artışa neden olmuştur. Bunlara ek olarak, daha yüksek Aβ1-42 ile muamele edilen PC12 hücrelerinde CDP-Kolin ön uygulaması MitoSox seviyelerinde düşüşe sebep olmuştur. Dolayısı ile CDP-Kolin'in nöronlar üzerinde otofaji mekanizmasını ve mitokondriyel dinamikleri değiştirerek bir koruyucu etki yarattığı önerilmiştir. Bu çalışma nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek yeni stratejilerin bulunmasına yardımcı olabilir.