NON-İNVAZİF YÖNTEMLERLE BELİRLENEN HEPATOSTEATOZ ve KARACİĞER FİBROZİSİNİN HOSPİTALİZE COVİD-19 HASTALARININ PROGNOZUNA ETKİSİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA ÇİÇEK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Suna Yapalı
Eş Danışman: Ayşe Nurdan Tözün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Günümüzde Metabolik Hastalık İlişkili Yağlı Karaciğer Hastalığı (MAFLD) ile tanımlanmaya başlanan Non-Alkolik Yağlı Karaciğer Hastalığı (NAFLD), pro-inflamatuar sitokinlerin salınımının arttığı bir durumdur. Hepatosteatoza eşlik eden obezite, diyabet, metabolik sendrom gibi komorbiditeler, Covid-19'da hastalık şiddetini arttıran risk faktörleridir. Bu çalışmada, hepatosteatoz ve karaciğer fibrozisinin Covid-19 enfeksiyonunun şiddetini arttırdığı hipotezinden yola çıkarak; Toraks Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülemesinde radyolojik olarak belirlenen hepatosteatoz ve non-invazif fibrozis belirteçleri (FIB-4 ve APRI) ile saptanan fibrozisin hospitalize Covid-19 hastalarının prognozu ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metot: Retrospektif ve gözlemsel olarak Mart 2020 – Mart 2022 tarihleri arasında merkezimizde Covid-19 tanısı ile hospitalize edilen ve pulmoner semptomlar için Toraks BT görüntülemesi mevcut 500 hasta dahil edilmiştir. Demografik, klinik özellikleri ve başvuru esnasındaki laboratuvar verileri kaydedilmiştir. Hepatosteatoz tomografide karaciğer-dalak atenüasyon değeri farkı (CTL-S) ile, fibrozis ise non-invazif fibrozis belirteçleri olan APRI ve FIB-4 skoru ile değerlendirilmiştir. İleri fibrozis FIB-4>2,67, APRI≥1 olarak tanımlanmıştır. Sonlanım noktası, yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) takip ve mortalite olarak belirlenmiştir. Hastalık prognozu ile hepatosteatoz ve fibrozis ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Olguların 371'i (%74,2) serviste, 129'u (%25,8) yoğun bakımda takip edilmiştir ve 53 olguda (%10,3) mortalite gelişmiştir. Tomografik atenüasyon sınır değerine göre hepatosteatoz, olguların %32,6'sında saptandı. Hepatosteatoz saptanan olguların %82,8'i erkek, yaş ortalaması 52,63±13,49, %82'si aşırı kilolu ya da obezdir. Hipertansiyon ve diyabet en sık görülen komorbiditelerdir. Yoğun bakımda takip edilen olguların ise %41,8 (n=54)'inde hepatosteatoz saptanmıştır. Yoğun bakım ihtiyacı, hepatosteatoz ile ilişkilidir (p=0,002). FIB-4 >2,67, APRI ≥1 ile belirlenen ileri fibrozis ise tüm olguların sırasıyla %16,4 ve %10,4'ünde tespit edilmiştir. Hepatosteatozu olan olguların %58 (n=94)'inde FIB-4 >1,3 değerine göre fibrozis mevcuttur. YBÜ ihtiyacı ve mortalite gelişen olgularda FIB-4 ve APRI skoru tüm kohortta ve hepatosteatozu olan olgularda anlamlı olarak yüksektir (p=0,001). Hepatosteatoz ve ileri fibrozis olan olgularda ise YBÜ'de takip edilme oranı %71 (p=0,001), mortalite %32,5'tir. Radyolojik hepatosteatozun mortalite ile ilişkisi gösterilemese de hepatosteatozu olan olgularda FIB-4 skoruna göre ileri fibrozis saptananlarda mortalite anlamlı yüksektir (p=0,001). Hepatosteatozu olan olgularda FIB-4 yüksekliği, artmış non-invazif ve invazif mekanik ventilasyon ihtiyacı ile ilişkilidir (sırasıyla p=0,002, p=0,001). ROC analizinde, FIB-4 skoru ve atenüasyonun yoğun bakım ihtiyacını belirlemede birlikte kullanılması sensitivitesi en yüksek test olarak saptandı (sensitivite: %88,37; negatif tahmin değeri %90,85; p=0,001). Yüksek FIB-4 skoru ve düşük atenüasyon değeri olan olgularda yoğun bakım takibi ihtiyacı 5 kat artmıştır [(Odds oranı (OR) 5,101; %95 Güven Aralığı (CI): 2,865-9,083)]. Yoğun bakım başvurusu için tek değişkenli analizde hepatosteatoz ve fibrozis risk faktörleri olarak görülse de çok değişkenli analizde sadece erkek cinsiyet, bağımsız bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır. Hepatosteatozu olan olguların subgrup analizinde yoğun bakım ihtiyacı için risk faktörleri tek değişkenli analizde ileri yaş, fibrozis varlığı, ferritin ve IL-6 yüksekliğidir, çok değişkenli analizde ise sadece ferritin yüksekliği bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır. Hepatosteatoz ve fibrozisi olan olgularda IL-6, ferritin gibi inflamasyon belirteçleri anlamlı olarak yüksektir. Sonuç: Hepatosteatoz ve fibrozis varlığı inflamatuar süreci tetikleyerek Covid-19 Enfeksiyonu'nun şiddetini arttırabilir. Çalışmamızda hepatosteatoz ve fibrozis ağır hastalık ile ilişkili bulunmuştur. Hepatosteatoz ve fibrozis varlığı, enfeksiyöz durumlarda sinerjistik etki yaratarak ferritin ve IL-6 gibi inflamasyon ile ilişkili belirteçleri daha fazla yükseltebilir. Hepatosteatozu olan Covid-19 hastalarında yüksek ferritin düzeyi, ağır hastalık için bir risk faktörüdür. Ağır Covid-19 hastalığı için tanısal değerlendirmede negatif tahmin değeri daha güçlü bulunan karaciğer-dalak atenüasyon farkı ve fibrozis skorlamaları, enfeksiyöz durumlarda düşük riskli olguları belirlemek için kullanılabilir. Anahtar sözcükler: covid-19, hepatosteatoz, inflamasyon, karaciğer fibrozisi