Konjenital Kalp Cerrahisi Sonrasında Gelişen Dirençli Kardiyak Arrest Tedavisinde Mekanik Dolaşım Desteği: Olgu Sunumu


Altun D. , Arnaz A. , Doğan A., Boz M., Sarıoğlu C. T.

18. Ulusal Pediyatrik Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 11 - 14 Nisan 2019, ss.99

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.99

Özet

Giriş: Ekstrakorporeal kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR), konvansiyonel KPRa yanıtsız olgularda hızla uygulandığında gerekli kardiyak-solunumsal desteği sağlamada başarılı bir yöntemdir. Ekstrakorporeal (EKPR) yeniden canlandırma esnasında venöarteriyel kanülasyonla uygulanan hızlı bir resüsitasyon yöntemi olup uygun şartlarda, doğru uygulandığında arrest sonrası mortaliteyi azaltmaktadır. Burada, konjenital kalp ameliyatı sonrasında ani gelişen kardiyak arrest nedeniyle 2,5 saatlik başarılı bir resüsitasyon sonrasında EKMO’ya bağlanan, herhangi bir nörolojik defisit olmadan başarılı bir şekilde tedavi edilen olgu sunulmuştur. Olgu: 1 yaşında 9 kg kız hasta complet AV kanal defekti + pulmoner stenoz tanıları ile ameliyata alındı. Başarılı geçen tam düzeltme + pulmoner stenoz giderilmesi ameliyatından sonra orotrakeal entübe olarak kalp damar cerrahisi yoğun bakım servisimize alındı. Hastaya morfin + midazolam ile sedayon başlandı. Ameliyattan 12 saat sonraki kontrol ekokardiyografisi normal olup hemodinamisi stabil, kan gazı ve diğer labaratuar parametreleri normal, spontan solunumu yeterli olan hastada ekstübasyon planlandı. Ancak ani, sebebi belirlenemeyen bir şekilde gelişen bradikardi, hipotansiyon, kardiyak arrest nedeniyle KPR yapılmaya başlandı. Yanıt alınamayan hastanın EKMO desteğine alınması planlandı. Acil şartlarda hastaya veno-arteriyel (VVA) EKMO desteği, 150 dakika kesintisiz yapılan KPR sonrasında başlatıldı. Aorta ve sağ atrium kanüle edilerek EKMO desteği başlatıldı. Eş zamanlı periton diyalizi yapılmaya başlandı. Hasta sternum açık olarak tekrar yoğun bakım servisimize alındı. EKMO sırasında hedef koagülasyon için heparin yapıldı, aktive koagülasyon zamanı 140-180 arasında tutulmaya çalışıldı. EKMO’ya bağlı komplikasyon gözlenmedi. EKMO 5. gününde destek azaltımı ile EKMO’dan başarılı bir şekilde ayrılan hastanın, genel durumu stabil ve nörolojik olarak intakttı. Sternum açık olan hastanın sternumu EKMO desteğinin sonlandırılmasından 3 gün sonra kapatıldı. Çekilen kranial BT›si normal olup nörolojik patoloji saptanmadı. Yatışının 21. gününde trakeostomi açılan hasta 47. günde mekanik ventilatör desteğinden ayrıldı, 55. günde servise çıkarıldı, 64. günde taburcu edildi. Hastanın 8 ay sonraki takibinde nörolojik ve büyüme gelişimi normal olup herhangi bir nörolojik sekel olmadığı izlendi. Tartışma ve Sonuç: EKPR desteği arrest durumunda hem kardiyak hem de solunumu geçici olarak destekleyen bir yöntemdir. Ekip işi ve senkronizasyonu önemlidir. Bu yöntemin uygulanması hızlı karar ve kanülasyonla ve kanülasyon sırasında süratle hazırlanacak devre kurulumu ile mümkün olur. Hastane KPR’larda, erken dönemde ve doğru olarak yapılan e-KPR sağ kalım oranını arttırmakla birlikte nörolojik sekel oranını da azaltmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Konjenital kalp cerrahisi, EKMO, e-KPR, resüsitasyon