İnfertilite


Yıldırım Köpük Ş., Utkan Korun Z. E. , Cakıroglu A. Y. , Tıraş M.

in: Berek & Novak’s Gynecology Essentials, Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir,Öğr. Gör. Dr. Bekir Kahveci, Editor, İstanbul Medikal Yayıncılık, İstanbul, pp.622-656, 2021

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Vocational Book
  • Publication Date: 2021
  • Publisher: İstanbul Medikal Yayıncılık
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.622-656
  • Editors: Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir,Öğr. Gör. Dr. Bekir Kahveci, Editor

Abstract

Hekimin infertil bir çiftle ilk karşılaşması en önemli noktadır, çünkü sonraki değerlendirme ve tedavinin temellerini oluşturur. Çiftlerden birisi ya da her ikisinden kaynaklanan nedenler gebelik elde etmekte güçlüğe yol açabilir. Bu sebeple, hem erkek hem de kadın üreme fizyolojisini anlamak önemlidir ve invaziv bir tedaviye çiftleri ikna etmeden önce olası tüm tanıları gözden geçirmek gerekir.

 

1-    İnfertilitenin temel sebepleri arasında erkek faktörü, azalmış over rezervi, ovulatuvar bozukluklar (ovulatuvar faktör), tubal hasar, tıkanıklık, ya da paratubal adezyonlar (tubal ya da peritoneal adezyonlarla birlikte endometriozis de dahil olmak üzere) uterusa ait faktörler, sistemik durumlar (enfeksiyonlar ya da obesite, otoimmün durumlar, ya da kronik renal yetmezlik gibi kronik hastalıklar), servikal ve immünolojik faktörler ve açıklanamayan sebepler (tubal ya da peritoneal adezyonlar olmaksızın endometriozis de dahil olmak üzere) yer alır.

2-    Herhangi bir infertilite tedavisine başlamadan önce yapılması gereken bazal testler, semen analizi, ovulasyonun konfirme edilmesi ve tubal açıklığın gösterilmesidir. Over rezervinin taranması sıklıkla uygulanmaktadır.

3-    Erkek faktörü, infertil çiftlerin %20’nde infertilitenin tek nedeni olup, %50 olguda katkıda bulunan faktör olarak yer almaktadır. Bu kategoride gebelik arzusu olan aynı cinsiyet kadın çiftler yer almaktadır: normalde infertil olarak kabul edilmemelidirler ancak donör spermine ihtiyaç duyacaklardır. Varikosel onarımı gibigeri dönüşlü anatomik, endokrin ya da enfeksiyöz subfertilite nedenlerinin tedavisi, baskılayıcı ilaçların ya da toksik alışkanlıkların bırakılması, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ya da troid bozukluklarının tedavi edilmesi fayda sağlayabilir. İntrauterin inseminasyon (IUI), tüm inseminasyon teknikleri içerisinde en iyi araştırılmış ve üzerinde en iyi çalışılmış olandır. İntrastoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI), erkek faktör infertilitesi tanılı çiftlerin konvansiyonel in vitro fertilizasyon (IVF) tedavisi kullanılarak erkek faktörü dışı infertilite tanılı çiftlerdeki ile karşılaştırılabilir oranda yardımla üreme teknikleri (ART) gebelik oranlarını elde etmeye imkan sağlamıştır.

4-    Kadın yaşı ile azalmış fertilite arasındaki ilişki net olarak gösterilmiştir. Fekundabilitede azalma 30’lu yaşların başında başlar ve 30’lu yaşların sonunda ve 40’lı yaşların başında ivmelenerek devam eder. Kemoterapötikler, over rezervinin azalmasını hızlandırabilir ve fertilitenin korunması konusunda danışmanlığa ihtiyaç gösterebilir. Benzer danışmanlık, erkek kanser hastaları için de göz önüne alınmalıdır.

5-    Çoğul gebelikler, özellikle de yüksek-çoğul gebelikler, infertilite tedavisinin ciddi bir komplikasyonudur ve belirgin tıbbi, psikolojik, sosyal ve finansal etkileri vardır.   

6-    Ovulasyon bozuklukları, tüm kadın infertilite olgularının yaklaşık %30 ile 40’nı oluşturmaktadır. Bu bozukluklar genellikle infertilitenin en kolay tanınan ve tedavi edilebilen nedenleri arasında yer almaktadır.

7-    Hem genel popülasyonda, hem de infertilite ile başvuran çiftlerde oligo-ovulasyon ve anovulasyonun en sık nedeni polikistik over sendromudur (PKOS).

8-    Tubal ve peritoneal faktörler kadın infertilite nedenlerinin %30 ile 40 nedenini oluşturur. Servikal faktör infertilite nedenleri arasında %5’ten azını oluşturduğu tahmin edilmektedir. Uterusa ait patolojiler, tedavi ihtiyacı olan çiftlerin yaklaşık %15’nde neden olarak gösterilebilir. Leiomyomlar, infertilitenin direkt sebepleri arasında gösterilmemektedir. Eğer değerlendirme negatif ise (ör. açıklanamayan), o halde her ne kadar ART’den daha az başarılı olsa da IUI ile süperovulasyon düşünülebilir.

9-    ART teknikleri arasında otolog ya da üçüncü bir kaynaktan gamet alınması, IVF, ejekülat ya da cerrahi olarak alınmış taze veya dondurulmuş sperm, gamet intrafallopian transfer (GIFT), zigot intrafallopian transfer (GIFT), zigot intrafallopian transfer (ZIFT), oosit ve embryo kryoprezervasyonu ve taşıyıcı annelik yer almaktadır. IVF embryo transfer (IVF-ET) ile başarı oranlarının artmasından ötürü GIFT ve ZIFT uygulamaları azalmıştır. Morfokinetik yöntemler, preimplantasyon genetik tanı (PGD) ve preimplantasyon genetik tarama (PGS) de aynı şekilde kullanılmaktadır.

10- ART’ye ait diğer komplikasyonlar da görülebilir, ancak stres, çiftlerin fertilite tedavisini bırakmalarındaki en sık nedendir. Geliştirilmiş protokoller ovaryen hiperstimülasyon sendromu (OHSS) riskini minimale indirebilir ve son çalışmalarda infertilite tedavisinde süperovulasyon için kullanılan medikasyonlara sekonder meme, uterus ve over kanserine ait artmış risk gösterilmemiştir. Her ne kadar yenidoğanlarda konjenital anomaliler ilişkili endişeler söz konusu olsa da, mutlak risk düşük olarak gözükmektedir.

11- Yardımla Üreme Teknolojileri Derneği (SART) ve kayıtlı ART klinikleri hakkında bilgi halk tarafından

https://www.sartcorsonline.com/rptCSR_PublicMultYear.aspx?reporting=2015 adresinden alınabilir. Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) tarafından kanun çerçevesinde ART verileri toplanmakta ve halka açık olarak ftp://ftp.cdc.gov/pub/Publications/art/ART-2015-Clinic-Report-Full.pdf#

page=4 adresinden ulaşılabilmektedir.