Serum Panel Reaktif Antikor Düzeylerinin Pediatrik Allojeneik Hematopoietik Kök Hücre Transplantasyonu Üzerine Etkisi


Akıncı A. B. , Akçay A., Demir Yenigürbüz F., Atay D., Öztürk G.

12. Ulusal Kemik İliği Transplantasyon ve Hücresel Tedaviler Kongresi , Muğla, Türkiye, 5 - 07 Mart 2020, ss.48

  • Basıldığı Şehir: Muğla
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.48

Özet

Giriş:Çeşitli çalışmalarda, allojeneik hematopoietik kök hücre nakli (AHKHN) öncesi anti-HLA antikorları olan hastalarda, graft yetmezliği riskinin arttığı iddia edilmiştir. Panel reaktif antikor (PRA) olarak adlandırılan bu antikorlar, önceki transfüzyonlar veya AHKHN’e sekonder olarak gelişmiş olabilir. Solid organ nakillerinde PRA’nın graft yetmezliği üzerine etkisi iyi araştırılmış olup, AHKHN’de özellikle pediatrik grupta bu konuda kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Biz de bu çalışmada, AHKHN yapılan pediatrik hastalarda PRA pozitifliği ile engrafman zamanı, kimerizm oranları ve graft versus host hastalığı (GVHH) arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçladık. Materyal-Metod: Bu çalışmada, Ekim 2014 ve Kasım 2019 tarihleri arasında merkezimizde AHKHN yapılan ve nakil öncesi PRA pozitifliği olan 43 hasta dahil edildi. Ayrıca nakil öncesi tanıları benzer, fakat PRA negatif olan 42 hasta kontrol grubu olarak seçildi. HLA antijenlerine karşı oluşturulan Sınıf I ve Sınıf II PRA antikorları Luminex System ile ölçüldü. PRA pozitif olan hastalarda, üç farklı tedavi modalitesi seçildi. Metilprednizolon 0.5 mg/kg/gün dozunda hazırlama rejiminin -1. gününde başlayarak 28 gün boyunca kullanıldı. Ritüksimab, 375 mg/m2/gün dozunda hazırlama rejiminin -1. gününde verildi. Plazmaferez, hazırlama rejimi başlamadan önce ve nakil günü olmak üzere iki kez yapıldı. Her iki grup, graft yetmezliği, kimerizm ve GVHH açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların demografik ve karakteristik özellikleri Tablo-1’de gösterilmiştir. PRA pozitif grupta, sadece Sınıf I pozitifliği 14 hastada (%32.5), Sınıf II pozitifliği 11 hastada (%25.5), her ikisinin beraber pozitifliği ise 18 hastada (%42) görüldü. Ortalama PRA Sınıf I pozitifliği %51.5±33.9, Sınıf II pozitifliği %46±28.8 olarak saptandı. Otuz sekiz hastada, en az bir tedavi modalitesi kullanıldığı görüldü. Tedavi stratejisine; hastanın altta yatan hastalığı, donör tipi, PRA yüzdesi ve PRA Sınıf tipi dikkate alınarak karar verilmişti. 18 hasta sadece metilprednizolon, 3 hasta sadece ritüksimab tedavisi aldı. İki hastaya plazmaferez yapıldı. Beş hasta metilprednizolon ile beraber ritüksimab tedavisi aldı. Yedi hastada metilprednizolon ile beraber plazmaferez uygulandı. Üç hastada, her 3 tedavi modalitesi beraber kullanıldı. Sadece düşük düzeyde PRA Sınıf II pozitifliği olan beş hastaya herhangi bir tedavi uygulanmadı. PRA pozitif hastaların 6’sında (%13.9), PRA negatif kontrol grup hastaların ise 5’inde (%11.9) graft yetmezliği görüldü. Her iki grup arasında myeloid ve trombosit engrafman zamanı, kimerizm, akut GVHH ve viral enfeksiyonlar yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. 100 günlük genel sağkalım(OS); PRA pozitif hastalarda %96.7, PRA negatif hastalarda ise %90.4 olarak saptandı (p>0.05). Bir yıllık OS; PRA pozitif hastalarda %85, PRA negatif hastalarda ise %83 olarak saptandı (p>0.05). 5 yıllık OS ise, PRA pozitif ve negatif grupta sırasıyla %66 ve %83 olarak bulundu (p>0.05). Sonuç: Sonuç olarak bizim deneyimimize göre PRA pozitifliği engrafman zamanını ve yaşam süresini etkilememektedir. Özellikle pediatrik AHKHN hastalarında PRA pozitifliğinin etkisini araştırmayı amaçlayan daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.