Sarılık nedeni ile başvuran asemptomatik yenidoğanlarda idrar yolu enfeksiyonu sıklığı


TANSUĞ N., YILMAZ Ö., AKİL İ., İKİZOĞLU T., YURTTAŞ Ö., GAZİ H.

Ege Pediatri Bülteni, cilt.13, sa.3, ss.137-142, 2006 (Hakemli Dergi) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 13 Sayı: 3
  • Basım Tarihi: 2006
  • Dergi Adı: Ege Pediatri Bülteni
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.137-142
  • Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Yenidoğan döneminde fizyolojik olabilen sarılık, idrar yolu enfeksiyonu (İYE) gibi sistemik hastalıkların bir bulgusu olarak ortaya çıkabilir. Bu çalışmanın amacı bir aylıktan önce sarılıkla başvuran, başka sistemik bulgusu olmayan yenidoğanlarda İYE sıklığının belirlenmesidir. Bu çalışmada eylül 2003-mart 2005 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Çocuk Polikliniği'ne sarılık yakınması ile başvurmuş olan 1 aydan küçük 83 hastanın kayıtları incelendi. Başvuru anındaki ateş yüksekliği, huzursuzluk, kusma, ishal, idrar-gaita renginde değişiklik kaydedildi. Hemoglobin, hematokrit, retikülosit düzeyleri, karaciğer fonksiyonları aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), gama glutamil transferaz (GGT), total ve direkt bilirubin, üre ve kreatinin düzeyleri değerlendirildi. Tüm hastaların idrar örneklerindeki dansite, pH, nitrit pozitifliği ve lökosit/eritrosit deşarjı bakıldı. Standart kantitatif idrar kültüründe tek mikroorganizmanın 105 ve üzerinde kolonisi üremiş olanlar idrar yolu enfeksiyonu grubuna alındı. Sarılık süreleri ve tedavi gereksinimi belirlendi. İdrar yolu enfeksiyonunun %21.6 hastada saptanmış olduğu görüldü. Sarılık başlangıcı her iki grup arasında anlamlı farklı değildi ancak sarılık süresi İYE grubunda anlamlı uzundu (p=0.00). Tedavi gereksinimi gruplar arasında farklı değildi (p=0.28). Biyokimyasal ve hematolojik parametrelerden ALT düzeyinin İYE grubunda istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu bulundu (p=0.00). İYE saptanan 18 hastanın %38.9'unda (n=7) E.coli, %33.3'ünde (n=6) Klebsiella ürediği belirlendi. Asemptomatik hiperbilirubinemisi olan bebeklerin bakteriyemi riski de göz önüne alınarak, sarılık süresi ve tam idrar analiz ve mikroskopi sonuçlarından bağımsız olarak idrar kültürü sonuçları ile İYE açısından değerlendirilmesi morbidite ve mortalitenin azaltılması açısından önem taşıyabilir.
Jaundice during the newborn period may be a finding of urinary tract infection (UTI). The aim of this study was to determine the frequency of UTI in otherwise healthy newborns who present with jaundice before one month of age. Records of the 83 newborns who presented to Celal Bayar University Pediatrics Outpatient with jaundice before one month of age between September 2003 and March 2005 were investigated in this study. Fever, irritability, vomitting, diarrhea, change in urine and stool color at presentation were recorded. Hemoglobin, hematocrit, reticulocyte counts, liver function tests including aspartate aminotransferase (AST), alanine aminotransferase (ALT), gama glutamyl transferase (GGT), total and direct bilirubin, urea and creatinin levels were evaluated. Density, pH, nitrite and leukocyte/erythrocyte discharge of the urine samples were recorded. Infants in whom 105 colonies of a single microorganism had grown in the standard quantitative urine cultures were included in the urinary tract infection group. Duration of jaundice and requirement for treatment were determined. Urinary tract infection was found to be diagnosed in 21.6% of the cases. Initiation of jaundice was not different between the two groups but duration of jaundice was significantly longer in the group with UTI (p=0.00). Requirement for treatment was not different between the groups (p=0.28). Levels of ALT were significantly higher in the group with UTI (p=0.00). It was found that among the 18 cases with UTI, E.coli was detected in 38.9% (n=7), Klebsiella was detected in 33.3% (n=6). Urinay tract infection needs to be evaluated with urine culture in newborns with aymptomatic hyperbilirubinemia regardless of the duration of jaundice and urinary analysis results to decrease morbidity and mortality considering the high risk of bacteremia in the age group.