21. Uludağ Nöroloji Günleri, Bursa, Türkiye, 5 - 08 Mart 2026, ss.29, (Özet Bildiri)
Amaç: Bu çalışmada, 2025 yılı içerisinde baş ağrısı şikâyeti ile Acıbadem Maslak Hastanesi nöroloji polikliniğine başvuran hastaların demografik ve klinik özelliklerini, kırmızı bayrak bulgularını, görüntüleme sonuçlarını ve uygulanan tedavi yaklaşımlarını değerlendirmek amaçlandı.
Gereç ve Yöntemler: Bu tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel çalışmaya 1 Ocak–31 Aralık 2025 tarihleri arasında baş ağrısı şikâyeti ile nöroloji polikliniğine başvuran tüm hastalar dahil edildi. Hasta kayıtları retrospektif olarak incelendi. Hastaların yaş ve cinsiyet bilgileri, tanıları, kırmızı bayrak bulgularının varlığı, uygulanan görüntüleme yöntemleri ve sonuçları ile verilen tedaviler analiz edildi.
Bulgular: Toplam 1.725 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %71,7’si (n=1.237) kadın, %28,3’ü (n=488) erkekti. Kırmızı bayrak bulguları hastaların %39,8’inde (n=687) saptandı. Görüntüleme tetkiki hastaların %51,3’ünde (n=885) uygulandı. Tüm hasta grubunun %26,6’sında (n=460) klinik açıdan anlamlı olabilecek, rastlantısal veya patolojik bulgular tespit edildi. En sık konulan tanılar migren (%43,4; n=749), nonspesifik baş ağrısı (%36,7; n=634), gerilim tipi baş ağrısı (%6,7; n=116) ve ilaç aşırı kullanım baş ağrısı (%6,5; n=113) idi. Primer baş ağrılarında profilaktik tedavide en sık trisiklik antidepresanlar, botulinum toksini ve CGRP antagonistleri tercih edildi.
Tartışma: Çalışmamızda baş ağrısı nedeniyle nöroloji polikliniğine başvuran hastaların büyük çoğunluğunu primer baş ağrılarının oluşturduğu görülmüştür. Kırmızı bayrak bulgularının yüksek oranda saptanması, klinisyenlerin sekonder baş ağrısı olasılığına karşı duyarlılığını göstermektedir. Buna karşın görüntüleme yapılan hastaların önemli bir bölümünde patolojik bulgu saptanmaması, baş ağrısı değerlendirmesinde klinik öykü ve nörolojik muayenenin belirleyici rolünü vurgulamaktadır. Bu bulgular, görüntülemenin seçici ve endikasyona dayalı kullanımının önemini desteklemektedir. Klinisyenlerin profilaktik tedavideki tercihleri ise hastaların tedaviye uyumunda ve şikayetlerin gerilemesindeki en önemli etkenlerdendir. Özellikle migren profilaksisinde kullanımı yaygınlaşan CGRP antagonistleri hem düşük yan etki profili hem de yüksek orandaki etkinlikleri ile dikkat çekmektedir.
Sonuç: Baş ağrısı nedeniyle başvuran hastalarda primer baş ağrıları baskın olup, kırmızı bayrak bulguları görüntüleme kararlarında belirleyici rol oynamaktadır. Ayrıntılı klinik değerlendirme, gereksiz görüntüleme kullanımını azaltabilir ve hasta yönetiminde daha rasyonel bir yaklaşım sağlayabilir. Güncel profilaktik tedavi seçeneklerinin çoğalması ile beraber hastaların tedavi uyumunda ve tedavi sonrası alınan yüz güldürücü sonuçlarda artış sağlamaktadır.