19. Çukurova Nöroloji Günleri, Adana, Türkiye, 10 - 12 Ekim 2025, (Özet Bildiri)
Özet
Tinnitus, dış uyaran olmaksızın algılanan hayali ses deneyimiyle karakterize,
yaygın ve karmaşık bir işitsel algı bozukluğudur. Geleneksel olarak periferik
işitme sistemindeki patolojilerle açıklansa da, güncel araştırmalar merkezi
sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel değişikliklerin belirleyici rol
oynadığını ortaya koymaktadır. Buna rağmen, tinnitusun kesin nörolojik temeli
hâlen tam olarak aydınlatılamamıştır. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme
(fMRG), yüksek mekânsal çözünürlüğü ve beyin ağları arasındaki fonksiyonel
bağlantısallığı değerlendirme kapasitesi sayesinde tinnitusun nörofizyolojik
mekanizmalarını incelemede güçlü bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Özellikle
görevle ilişkili metabolik değişimlerin oldukça sınırlı (<%5) olması, kronik
ve öznel bir deneyim olan tinnitusun değerlendirilmesinde dinlenim durumu
fMRG’yi uygun bir yaklaşım haline getirmektedir.
Bu sistematik derlemede, 2015–2025 yılları
arasında tinnitus tanılı bireylerde gerçekleştirilen görev tabanlı ve dinlenim
durumu fMRG çalışmalarının bulguları incelenmiştir. Literatür taraması PubMed
ve Google Scholar veri tabanları kullanılarak yürütülmüştür. Elde edilen
bulgular, tinnitusun yalnızca periferik işitsel sistemle sınırlı bir bozukluk
olmadığını; işitsel ağlara ek olarak olağan durum ağı, dikkat ağları, limbik
sistem ve hatta görsel ağları içeren geniş ölçekli beyin ağlarını etkileyen
nöropsikiyatrik bir durum olduğunu göstermektedir.
Mevcut literatürde görüntüleme protokollerinin
heterojenliği, küçük örneklem büyüklükleri, MRG cihazının yarattığı gürültünün
ölçümlere etkisi ve sınırlı sayıdaki uzunlamasına çalışmalar önemli metodolojik
kısıtlılıklar olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak, fMRG bulgularının
tinnitusun erken tanısını kolaylaştırma, tanısal hassasiyeti artırma, tedavi
yaklaşımlarını bireyselleştirme ve prognozu iyileştirme potansiyeline sahip
olduğu değerlendirilmektedir.