The Role and Use of Neuromodulators in Disorders of Gut-Brain Axis


Creative Commons License

Yapalı S.

in: Sindirim Sistemi-Beyin Etkileşim Bozukluklarında Güncel Gelişmeler, Prof. Dr. Nefise Barlas Ulusoy,Prof. Dr. Neşe İmeryüz, Editor, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, pp.88-99, 2026

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Other Book
  • Publication Date: 2026
  • Publisher: Türkiye Klinikleri Yayınevi
  • City: Ankara
  • Page Numbers: pp.88-99
  • Editors: Prof. Dr. Nefise Barlas Ulusoy,Prof. Dr. Neşe İmeryüz, Editor
  • Acibadem Mehmet Ali Aydinlar University Affiliated: Yes

Abstract

Functional gastrointestinal disorders (FGIDs) have been redefined by the Rome IV criteria as disorders of gut-brain interaction (DGBI). These conditions are characterized by alterations in gastrointestinal motility, visceral hypersensitivity, mucosal and immune function, gut microbiota, and central processing of visceral sensory signals. The brain and enteric nervous systems share a common embryological origin and are highly integrated at the neurochemical level, utilizing shared neurotransmitters and receptor systems. Monoaminergic pathways involving serotonin, norepinephrine, and dopamine play a pivotal role in the regulation of gutbrain axis function. Neuromodulatory agents, including antidepressants and other centrally acting drugs, can influence visceral pain perception, gastrointestinal motor function, and associated psychosocial factors through these pathways. In line with the Rome Foundation’s contemporary framework, these agents are collectively referred to as gut-brain neuromodulators. This review discusses the mechanisms of action, clinical applications, and rational use of neuromodulatory therapies in DGBI, integrating current evidence to guide individualized and mechanism-based treatment strategies. 

Fonksiyonel gastrointestinal bozukluklar (FGİB), Roma IV kriterleriyle sindirim sistemi beyin etkileşimi bozuklukları (SS-BEB) olarak yeniden tanımlanmıştır. Bu hastalıklar; gastrointestinal motilite bozukluğu, viseral hipersensitivite, bağırsak mikrobiyotası değişiklikleri ve santral sinir sisteminde duyusal sinyallerin algılanması ve modülasyonundaki bozukluklarla karakterizedir. Beyin ve bağırsak sinir sistemleri ortak embriyolojik kökene sahip olup, nörokimyasal düzeyde yüksek derecede entegredir. Bu nedenle serotonin, noradrenalin ve dopamin gibi monoaminerjik yolaklar, sindirim sistemi-beyin ekseninin işlevinde merkezi rol oynar. Antidepresanlar ve diğer santral etkili ajanlar, bu yolaklar üzerinden viseral ağrı algısını, gastrointestinal motiliteyi ve eşlik eden psikososyal faktörleri modüle edebilir. Roma Vakfı’nın güncel yaklaşımıyla bu ajanlar sindirim sistemi-beyin nöro-modulatuvarları olarak adlandırılmaktadır. Bu derlemede, nöro-modulatuvar ilaçların etki mekanizmaları, klinik kullanım alanları ve FGİB’lerdeki rasyonel tedavi yaklaşımları güncel literatür ışığında ele alınmaktadır