Derin Inspiryum Nefes Tutma Tekniği ile Tedavi Edilen Sol Meme Kanserli Hastalarda Bilgi Tabanlı Planlama Modelinin Klinik Kullanımının Dozimetrik Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Şenkesen Ö., Aydın İ., İspir E. B., Tezcanlı Tjon A Me E. K.

20. Ulusal Medikal Fizik Kongresi, Aydın, Türkiye, 6 - 09 Kasım 2025, cilt.1, sa.13, ss.207-208, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Aydın
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.207-208
  • Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Çalışmamızda, nefes tutma tekniği kullanılarak tedavi olan sol meme kanserli hastaların IMRT

planları ile oluşturulan bilgi tabanlı plan (Knowledge-Based-Planning-KBP) modelinin plan kalitesini

dozimetrik olarak değerlendirerek klinik kullanılabilirliğini ortaya koymayı amaçladık.Gereç ve Yöntemler:

Çalışmaya daha önce derin inspiryum nefes tutma (DIBH) tekniği ile tedavi edilmiş 80 sol meme kanserli

hasta dahil edilmiştir. Halcyon platformunda (Ethos) bu hastaların önceki 18 alanlı IMRT planları kullanılarak

KBP modeli geliştirilmiştir. KBP ile optimize edilen planların ve manuel plan optimizasyonu ile devam edilen

planların (KBP + MP) dozimetrik performansı, planlanan hedef hacmi (PTV) kapsamı ve risk altındaki organ

(RAO) korunması açısından karşılaştırılmıştır.Bulgular: KBP modelin, çoğu RAO da kabul edilebilir R² ve

MSE değerlerine ulaşarak model eğitimi için yeterliği doğrulanmıştır. KBP ve KBP+MP planları, klinik plana

benzer PTV kapsamını (D95 ve D98) sağlamıştır. Taraf akciğer için V20, D2%, LAD ortalama doz ve D2%

değerleri KBP planlarında klinik planlara göre anlamlı düzeyde düşürülürken, akciğer V5 değerlerinin daha

yüksek olduğu görülmüştür. KBP+MP planları, ortalama kalp dozu ve karşı meme ve akciğer dozlarının

azaltılması ile optimum RAO korumasını sağlamıştır.Tartışma: Sonuçlarımız, modelin klinik uygulamalarda

kullanılabilirliğini desteklerken, bazı vakalarda optimizasyon veya klinik düzeltmelerin sürdürülmesinin

gerekebileceğini göstermektedir. KBP model, klinik planlara kıyasla yüksek doz bölgelerini azaltma

potansiyeline sahipken, düşük doz yayılımını artırabilir. Özellikle karşı akciğer ve karşı meme gibi hedefe

uzak RAO’larda daha belirgin artışlar görülebilir. Çalışmamızda KBP+MP yaklaşımı, RAO dozlarının daha

dengeli ve optimize edilmiş bir şekilde kontrol edilmesini sağlamıştır. KBP modelinin kullanımı, manuel

sürece kıyasla planlama iş akışını önemli ölçüde kolaylaştırmıştır. Sonuçlar Tablo 1’de sunulmaktadır.Sonuç:

Sol meme kanserli hastaların tedavileri için geliştirdiğimiz KBP modeli klinik olarak uygulanabilir

bulunmuştur. Taraf akciğerin düşük dozlarında artış olmasına rağmen, model hedef kapsamını iyileştirerek

RAO dozlarının düşürülmesine katkı sağlamıştır. KBP, planlama süresini azaltırken planlama kalitesini ve

standardizasyonu artırabileceğini göstermektedir. KBP'nin rutin uygulamada, özellikle de yoğun iş yükü olan

merkezlerde değerli bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.