Akciğer Kanserinde İmmünmodulatuvar Tedaviler


Creative Commons License

Kılıc Ozer L.

Güncel Göğüs Hastalıkları Serisi 2018, cilt.6, ss.85-99, 2018 (Hakemsiz Dergi)

  • Cilt numarası: 6 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2018
  • Doi Numarası: 10.5152/gghs.2018.045
  • Dergi Adı: Güncel Göğüs Hastalıkları Serisi 2018
  • Sayfa Sayıları: ss.85-99

Özet

Akciğer kanseri sıklıkla ileri evrede tanı konulan bir hastalıktır. Son yıllarda immün kontrol noktası inhibitörlerinden, anti sitotoksik T lenfosit antijeni 4 (CTLA4) (ipilimumab ve tremelimumab) ile anti programlı ölüm 1 (PD-1)/ ligand 1 (PD-L1) monoklonal antikorları (nivolumab, pembrolizumab, atezolizumab, avelumab, durvalumab) ile özellikle küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavi paradigması değişmiştir. Küçük hücreli akciğer kanserinde de sınırlı da olsa etkinlik göstermişlerdir. Monoterapi veya kombinasyon tedavileriyle lokal ileri ve metastatik kanserli hastalarda uzun süreli sağkalım avantajı elde edilebilmiştir. İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin etkili olduğu hasta gruplarının tespit edilebilmesi için kullanılan prediktif belirteçlerin başında PD-L1 ekspresyonu ve tümör mutasyon yükü gelmektedir. Ancak bu testlerin kullanımını çalışmalardaki farklı teknik yöntemler, cut-off değerlerinin değişkenliği gibi nedenler sınırlamaktadır. Kombinasyonlarla immün kontrol noktası inhibitörlerinin etkili olduğu hasta sayısının artabileceği düşünülmektedir. Kemoterapiye kıyasla toksisite profili daha tolere edilebilir olmasına rağmen yan etkileri ciddi morbidite ve mortaliteye yol açabilir. Bu nedenle immün kontrol noktası inhibitörü ile tedavi edilen hastalarda yan etkileri bilmek ve yönetebilmek hayati önem taşımaktadır.