Endometriyum kanseri teşhisinde prolaktinin ve sitokinlerin serum değerlerinin diyagnostik tümör belirteci olarak araştırılması


Doç. Dr. ÖZGÜÇ TAKMAZ

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: Sinan Berkman

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: Endometriyum kanserinin erken tanısında kullanılabilecek serum markerlarının araştırılması.

Yöntem: 6 adet serum biyomarkerından oluşan bir panel (Eotaksin, E-Selektin, prolaktin, CA 125, CA19-9, CA 15-3) 65 endometriyum kanseri tanısı almış çesitli evredeki hastalarda çalışıldı. Ca 125, CA 15-3, Ca 19-9 ve prolaktin ameliyat sabahı alınan serum örneklerinde elektrokemilüminesan yöntemle E170 Modüler Sistemde ile çalışıldı. Eotaksin, E-selektin düzeyleri için ayrıca jelli tüpe alınan kan örnekleri 4000 rpm’de santrifiüj edilerek üst fazları ayrıldı ve çalışma gününe kadar -80 ºC’de saklandı ve sandviç enzim immunoassay (ELISA) yöntemi ile çalışıldı. Ve bu değerler endometrial histolojisi kanser olmayan 65 hastadan alınan serum örneklerinden elde edilen değerler ile anlamlı farklılık açısından değerlendirildi. İstatistiksel değerlendirmede, imgelenen değişkenlerin normal dağılıma uygunlukları Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi. İki grup ortalamalarının arasındaki farkın değerlendirilmesinde Mann-Whitney U testi kullanıldı.

Bulgular: Çalışmamızda endometriyum kanserli hastaların serum prolaktin, eotaksin, e-selektin, Ca 15-3 ve Ca 19-9 seviyesi ile sağlıklı kontrol grubu arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Endometriyum kanserlilerde serum Ca125 değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek çıkmıştır.

Sonuç: Serum Ca 125 seviyesi endometriyum kanserlilerde halen önemli marker olarak kullanılabilmektedir. Eotaksin ve e-selektinin serum değerleri endometriyum kanserlilerde anlamlı değişkenlik göstermemekle birlikte bu konuda ek çalışmalara ihtiyaç vardır. Prolaktin seviyesi endometriyum kanserlilerde yüksek olarak çıksa da istatistiksel olarak anlamlı bir parametre olarak saptanmamıştır. Bu konuda değerlendirme için geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.