7-14 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA RE-CALL SİSTEMİNN ETKİNLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI VE ÇÜRÜK RİSKİNİN BELİRLENMESİNDE FARKLI FAKTÖRLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Öğr. Gör. Dr. CANDAN CEREN AYÖZGER

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yeditepe Üniversitesi, DİŞ HEKİMLİĞİ, ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ, Türkiye

Tez Danışmanı: Prof. Dr. Senem Selvi Kuvvetli

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Soytuna, C C. (2017). 7-14 yaş arası çocuklarda re-call sisteminin etkinliğinin araştırılması ve çürük riskinin belirlenmesinde farklı faktörlerin değerlendirilmesi

Yeditepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Doktora Tezi. İstanbul.

 

Bu çalışma, Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı Kliniği’ne diş çürüklerinin tedavisi için başvuran 7-14 yaşları arasındaki 120 çocukta yapılmıştır. Çeşitli parametreler aracılığı ile diş çürüğü risk düzeylerinin belirlenmiş, buna göre belirlenen periyodlarda düzenli olarak recall sisteminde izlemenin sonucunda ağız-diş sağlığında ve beslenme alışkanlıklarında oluşan değişimlerin değerlendirmek amaçlanmıştır. Hastaların GI, DI, PI ve OHI değerleri TÖ, TB, 3. ve 6. ay kontrollerinde kayıt edilmiştir. Diyet analiz formunun ve sosyodemografik formun doldurulmaları istenmiştir. Beslenme ve OH Eğitimleri verilmiş ve kontrol randevularında bu eğitimler tekrarlanmıştır. 54 hastadan TÖ, TB ve 3. ay kontrolünde tükürük örnekleri alınarak AH, MS, LB ve TK’ya bakılmıştır. Bu çalışmanın istatistiksel analizleri NCSS 2007 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde çoklu grupların tekrarlayan ölçümlerinde Friedman testi, alt grupların karşılaştırılmasında Dunn’s Çoklu Karşılaştırma testi, gruplar arası karşılaştırmalarda ise Kruskal Wallis testi, nitel verilerin tekrarlayan ölçümlerinde Mc Nemar’s testi kullanılmıştır, değişikliklerin birbirleri ile ilişkilerini belirlemede Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır.

Bu çalışmanın sonuçlarına göre, çalışmada hastaların karışık dişlenme döneminde olmaları nedeniyle süt dişlerinin yerine sürekli dişlerin sürmesiyle birlikte dft, dfs değerlerinde düşme olduğu ve süt dişlerinde yeni çürük oluşumunun gerçekleşmediği görülmüştür. Çocuklara verilen ağız hijyen eğitiminin çocukların ağız hijyen indekslerini pozitif yönde geliştirdiğini, sürekli motivasyon ve eğitimlerin mutlaka koruyucu programlara dahil edilerek çocukların ağız diş sağlığının artabileceği belirlenmiştir. Ailelere beslenme eğitiminin verilmesiyle birlikte çocukların sağlıklı beslenmeye başladıkları görülmüştür. Ailelerin sosoyodemografik durumu çocukların ağız diş sağlığını etkilediği belirlenmiştir. Ağız hijyen değerleri pozitif yönde geliştikçe tükürük parametrelerinde de pozitif yönde gelişme olduğu sonucuna varılmıştır.

 

Sonuç olarak, çocuklarda çürük risk değerlendirmesini yapmak için birçok farklı parametre ele alınmalı ve bu parametreler ışığında çocukların risk değerlendirilmesi yapılarak koruyucu programa alınması gerektiği düşünülmektedir. Koruyucu programın başarısı diş hekiminin hastayı doğru değerlendirerek doğru risk düzeyi saptamasına, risk grubuna göre doğru koruyucu programın uygulanmasına, ebeveynler ve çocuk ile güçlü iletişim kurmasına, eğitim, motivasyon ve yerel fluorid uygulamasını her kontrol randevusunda tekrarlamasına bağlıdır. Koruyucu programlar ülkemizde giderek artması bu sayede toplum ağız diş sağlığının DSÖ’nün hedeflerine yaklaşmasını sağlayacaktır.

 

Anahtar Kelimler: Recall Sistemi, Koruyucu Diş Hekimliği, Çürük Oluşum Parametreleri, Sosyodemografik Durumun, Tükürük Parametreleri