Bir Toplumsal Cinsiyet Sorunu Olarak Kısırlık: Tedavi Gören Bir Grup Erkeğin Görüş Ve Deneyimleri.


Öğr. Gör. TUBA USSELİ

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sağlık Psikolojisi Tezli Yüksek Lisans Programı, Türkiye

Tez Danışmanı: İnci User

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu araştırma Türkiye bağlamında kısırlık nedeniyle tedavi gören bir grup erkeğin kısırlığı psiko-sosyal yönleriyle birlikte nasıl deneyimlediğini, erkeklik algılarının ve toplumsal cinsiyet konumlarının bu deneyimden nasıl etkilendiğini anlamak amacıyla yapılmıştır. Niteliksel, betimleyici ve kesitsel olarak tasarlanan araştırma için kısırlık tanısı almış ve amaçlı örnekleme yoluyla seçilmiş altı erkekle Aralık 2022-Ağustos 2023 arasında derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, görüşme yapılan erkeklerin çocuk sahibi olmaya atfettikleri anlam, tedavi sürecini nasıl deneyimledikleri, bu süreçte eşleri ile ilişkileri, toplumsal cinsiyet konumlarının ve ruhsal durumlarının süreçten nasıl etkilendiği, erkeklik ve damgalanmaya yönelik algıları ve deneyimleri konusunda bilgi sağlamaktadır. Bulgular erkeklerin baba olma arzularının, toplumun kendilerine yüklediği evlenerek ve baba olarak erkekliklerini kanıtlama göreviyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Tedavide kendilerini geri planda tutarak eşleri ile ilgilenen erkekler eşlerinin nasıl etkilendikleri konusunda endişelenerek birincil rollerini eşlerine destek olarak tanımlamaktadırlar. Tedavi sürecinin bir parçası olan sperm toplama, doğası gereği cinselliği çağrıştırmakta ve erkeğin mahremiyet alanına giren travmatik ve rahatsız edici bir deneyim olarak yaşanmaktadır. Erkeklerin süreçte eşleri ile ilişkilerinin daha da güçlendiği düşünülmekle birlikte, çok istenilen bir çocuğun yokluğunun kayıp bağlamında değerlendirildiği ve çiftlerin ilişkisini olumsuz olarak etkileyebileceği görülmüştür. Tedavi ile biyolojik olarak bir çocuğa sahip olma umudu, erkeklerin evlat edinme ve sperm bağışına mesafeli durduklarını göstermektedir. Toplumun yarattığı baskın beklentilerinin yanı sıra, eşlerinin anne olma beklentisini de karşılayamadıkları zaman kendilerini sorumlu hissetmekte, bu durum kendini güçlü ve sağlam olarak tanımlayan erkekler için duygusal olarak önemli bir yük oluşturmaktadır. Kısırlığın iktidarsızlıkla eş anlamda değerlendirildiği toplumsal yapıda damgalanma endişesi yaşayan erkekler, erkek kimliklerinin tehdit altında olduğunu düşünerek utanç duymaktadırlar.