Yöneticinin etik pozisyonu ve karar verme tarzı arasındaki ilişkinin hastane yöneticileri açısından incelenmesi: Özel bir sağlık grubu örneği
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Trakya Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Işıl Usta Kara
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı yöneticilerin etik pozisyonları ve karar verme tarzları arasındaki ilişkiyi incelemek ve yöneticilerin etik pozisyonları ve karar verme tarzlarının cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki kıdem gibi demografik verilere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini özel bir sağlık grubu bünyesinde Türkiye'deki 8 ilde faaliyet gösteren 17 hastane ve 8 tıp merkezindeki toplam 239 yönetici oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini gönüllü olarak anket formunu dolduran 102 yönetici oluşturmaktadır. Araştırmada "Genel Karar Verme Tarzları Ölçeği (General Decision Making Scale)" ve "Etik Pozisyon Ölçeği (Ethics Position Questionnaire)" kullanılmıştır. Bulgular: Yöneticilerin kendiliğinden / anlık karar verme tarzı etik pozisyon (χ2=11,387; p=0,010) değişkenine göre anlamlı farklılaştığı ve yöneticilerin etik pozisyonunun kendiliğinden / anlık karar verme tarzı üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) olduğu gözlemlenmiştir. Yöneticilerin rasyonel karar verme tarzı ve idealizm düzeyi arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,337; p=0,001) bir ilişki olduğu ve idealizm düzeyinin rasyonel karar verme tarzı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) olduğu gözlemlenmiştir. Yöneticilerin sezgisel karar verme tarzı ve idealizm düzeyi arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,218; p=0,028) bir ilişki olduğu ancak idealizm düzeyinin sezgisel karar verme tarzı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamsız (p>0,05) olduğu gözlemlenmiştir. Yöneticilerin kendiliğinden / anlık karar verme tarzı ve görecilik düzeyi arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,323; p=0,001) bir ilişki olduğu ve görecilik düzeyinin kendiliğinden / anlık karar verme tarzı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) olduğu gözlemlenmiştir. Yöneticilerin rasyonel karar verme tarzının yaş (U=928,000; p=0,012), eğitim düzeyi (χ2=10,114; p=0,018) ve eğitim hayatı içerisinde etik eğitimi alma durumu (U=800,000; p=0,002) değişkenlerine göre anlamlı farklılaştığı, yöneticinin etik pozisyonunun yaş (χ2=6,510; p=0,046) değişkenine göre anlamlı farklılaştığı, yöneticilerin rasyonel karar verme tarzı ve sezgisel karar verme tarzı arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,253; p=0,010), rasyonel karar verme tarzı ve kendiliğinden / anlık karar verme tarzı arasında düşük düzeyde negatif yönlü anlamlı (r=-0,240; p=0,015), sezgisel karar verme tarzı ve bağımlı karar verme tarzı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,374; p=0,000), sezgisel karar verme tarzı ve kendiliğinden / anlık karar verme tarzı arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,277; p=0,005), bağımlı karar verme tarzı ve kaçınma karar verme tarzı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,338; p=0,001), kaçınma karar verme tarzı ve kendiliğinden /anlık karar verme tarzı arasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı (r=0,264; p=0,007) ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçları, sağlık yöneticilerinin etik pozisyonları ile karar verme tarzları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca yöneticilerin idealizm düzeyinin rasyonel karar verme düzeyine pozitif yönde etkisi olduğu ve görecilik düzeylerinin kendiliğinden/anlık karar verme düzeyine pozitif yönde etkisi olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler açısından, yaş ve eğitim düzeyinin özellikle rasyonel karar verme tarzı üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Son olarak, eğitim hayatı içerisinde etik eğitimi almış olan yöneticilerin karar verme süreçlerinde daha rasyonel bir yaklaşım sergiledikleri tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, sağlık kurumlarında yönetici seçimi ve gelişimi süreçlerinde etik eğitiminin önemini vurgulamakta ve karar verme süreçlerinde etik ilişkili faktörlerin dikkate alınması gerekliliğine dikkat çekmektedir.