FONKSİYONEL VE ORGANİK SES BOZUKLUKLARINDA SES TERAPİSİNİN ETKİNLİĞİNİN SESLE İLİŞKİLİ YAŞAM KALİTESİ ÖLÇEĞİ SKORU, VİDEOLARİNGOSTROBOSKOPİ VE AKUSTİK SES ANALİZİ PARAMETRELERİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ


Doç. Dr. SİBEL YILDIRIM

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Gürsel Dursun

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Amaç: 2017-2019 yılları arasında Ankara Üniversitesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Anabilim Dalı Nimetullah Esmer Ses Hastalıkları Tanı ve Tedavi Merkezine disfoni şikayeti ile başvuran organik ve fonksiyonel disfonili hastalarda uygulanan ses terapisi yöntemlerinin etkinliğini objektif ve subjektif parametreler kullanarak değerlendirmek amaçlanmıştır. Materyal Metot: Kriterlere uyan 123 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastaların genel KBB muayeneleri yapılıp videolaringostroboskopik ve fleksibl nazofaringolaringoskopik larenks incelemeleri yapılıp görüntü kayıtları alındı. Hastaların akustik ve aerodinamik ses analizleri yapıldı. Temel frekans (F0-Hz), jitter (%), shimmer (desibel-dB), harmonik gürüntü oranı (HNR-dB) ve maksimum fonasyon zamanı (MFZ-sn) ölçüldü. Subjektif ses değerlendirmesinde 10 sorudan oluşan sesle ilişkili yaşam kalitesi ölçeği (SİYKÖ) kullanıldı. Hastalardan seslerinin son iki haftadır nasıl olduğunu göz önünde bulundurarak soruları yanıtlamaları, ses probleminin yaşam kalitesini etkileme düzeyine göre 1'den 5'e kadar puan vermeleri istendi. Hastalara ses terapisi, araştırma yürütücüsü KBB hastalıkları hekimi tarafınca verildi. Tüm terapi seansları bireysel planlandı, grup terapisi yapılmadı. Terapi sonunda tüm ölçümler tekrarlanıp aradaki fark analiz edildi. Bulgular: 123 hastanın 76'sı kadın, 47'si erkekti. Ortalama yaş 40,73±14,88'di. Ortanca ses bozukluğu süresi 7 (minimum 1-maksimum 180) aydı. Hastaların 70'inde organik disfoni saptanırken; 53'ünde fonksiyonel disfoni mevcuttu. Organik disfonilerin dağılımı %38,57 (n=27) vokal kord nodülü, %48,57 (n=34) vokal kord paralizisi, %12,85 (n=9) sulkus vokalis şeklindeydi. Fonksiyonel disfonilerin ise %32,08'ini (n=17) kas gerilim disfonisi (KGD), %43,39'unu (n=23) psikojen disfoni, %24,52'sini mutasyonel falsetto hastaları oluşturmaktaydı. Vokal kord paralizilerinde ve nodüllerde ses terapisine yanıt pertürbasyon parametrelerinde düşme, MFZ'de uzama, HNR'de artış, SİYKÖ skorlarında yükselme yönünde olmuştur. Sulkus vokaliste akustik, aerodinamik ölçümlerde ve SİYKÖ skorlarında terapi sonrası anlamlı değişiklik saptanmamıştır. Fonksiyonel disfonilerde tüm hasta gruplarında ses terapisi ile incelenen parametrelerde olumlu yönde değişiklikler olduğu görülmüştür. Özellikle yaşam kalitesi skorlarında belirgin iyileşme olmuştur. Sonuç: Ses terapisi uygun hasta gruplarında etkili bir tedavi yöntemidir. Hem ses kalitesini hem de yaşam kalitesini artırmaktadır. Disfonili hastalara yaklaşımda maliyeti düşük, uygulanabilirliği kolay ve yakın hasta takibine olanak sağlayan bir tedavi yöntemi olarak öncelikli olarak değerlendirilmelidir.