Lomber Disk Dejenerasyonu Olan Hastalarda D Vitamini, Beden Kütle İndeksi Ve Beslenme Durumunun İncelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FAZİLE HÜBAN GÖNÜLOL

Danışman: Murat Baş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, kronik bel ağrısının önemli bir nedeni olan Lomber Disk Dejenerasyonunun, D vitamini, Beden Kütle İndeksi (B.K.İ) ve bireylerin beslenme durumu ile ilişkisini inceleyerek; risk faktörlerinin tanımlanmasına katkıda bulunmak amacıyla planlanmıştır. Çalışma, Özel Medicana International Samsun Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Polikliniğine başvuran Lomber Disk Dejenerasyonu (L.D.D) tanılı 18-65 yaş arası bireyler (n:35) ile sağlıklı bireyler (n:35) üzerinde yürütülmüştür. Araştırmadaki genel veriler ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili bir anket formu yüz yüze görüşme yöntemiyle doldurulmuş ve 24 saatlik besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmada bireylerin antropometrik ölçümleri alınıp, vücut analizleri yapılarak serum D vitamini ve serum Ca değerleri ölçülmüştür. D vitamini eksikliği (25(OH)D 0.05). Beden kütle indeksi, bel çevresi ve bel /kalça oranı karşılaştırılmış ancak L.D.D ile anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Vaka ve kontrol grupların enerjinin karbonhidrattan ve yağdan sağlanan yüzdeleri arasında anlamlı bir fark bulunmazken günlük beslenmede enerjinin proteinden gelen yüzdesi ile L.D.D arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Vaka grubunun %28.6'sı kontrol grubun ise %5.7'si protein için tahmini ortalama gereksinim (EAR/AR) miktarını karşılayamamış ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Vaka grubundaki bireylerin %65.7'si ana öğün atlarken, kontrol grubunun %65.7'si düzenli olarak 3 ana öğünde de besin tükettiği ve bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05). L.D.D'nun önlenebilmesi için bireylerin yaşam şekline uygun gerekli protein miktarlarını içeren bir beslenme programıyla desteklenmesi önerilmektedir.