Tip1 Diyabetli Çocuk ve Adolesanlarda Gece Ara Öğün Seçeneklerinin Nokturnal Kan Glukoz Değişkenliğine Etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİDEM GÜNEŞ KAYA
Danışman: Murat Baş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı; Tip 1 diyabetli çocuk ve adolesanlarda farklı besin ögesi içerikli gece ara öğünlerinin nokturnal hipoglisemi ve glukoz dalgalanmalarına etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Prospektif tek merkezli beslenme müdahalesi çalışması olarak planlanan çalışmaya yaşları 6-17 arasında değişen, intensif insülin tedavisi alan 4 kız 8 erkek toplam 12 olgu dahil edilmiştir. Olgulara 4 farklı ara öğün (Karbonhidrat (KH), KH+Protein, KH+Yağ, KH+Lif) her biri 3 kez verilmek üzere toplam 12 gün ara öğün verilmiştir. Olgular kan glukoz takiplerini kendi düzenlerinde yapmaya devam ederken aynı zamanda kapalı devre sürekli ölçüm cihazı ile izlenmişlerdir. Ara öğünlerin her akşam saat 21:00 de tüketilmesi sağlanmıştır. Eğer ara öğün zamanında hipoglisemi ya da hiperglisemi saptanırsa diyabetlinin müdahale edilmesine izin verilmiştir. Kan glukozu için hedefte geçirilen süre (TIR) değerlendirildiğinde; KH ve KH + protein TIR'ı istatistiksel olarak KH + Yağ ve KH + Lif değerlerinden yüksektir (p=0,014). Tüm öğünler değerlendirildiğinde 12 olgudan 7 (%58,3) tanesi için en yüksek TIR, KH+Protein içeren öğündür. KH+Yağ hiçbir olgu için en iyi TIR'a sahip değildir. KH + protein eğri altında kalan alan (AUC) değerleri istatistiksel olarak KH + Yağ değerlerinden istatistiksel olarak düşüktür (p=0,08). Glisemik dalgalanma (%CV) değerlendirildiğinde ara öğünler arasında istatistiksel fark bulunmazken değişkenlik katsayısı ortalaması en düşük olan ara öğün KH+Protein olarak belirlenmiştir. KH+Yağ öğünü istatistik olarak anlamlı olmasa da hiperglisemide geçirilen süre diğer öğünlere göre daha uzun bulunmuştur. KH+Lif öğünü de istatistik açıdan anlamlı olmasa da diğer öğünlere kıyasla en uzun hipoglisemi süresi geçirilen ara öğün olmuştur. Sonuçlarda bireyler arasında farklılıklar bulunmaktadır. Daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte bireyselleştirilmiş ara öğün modellerinin metabolik kontrolün sağlanmasına katkıda bulunabileceği düşünülmüştür.